Soğan Doğramak

kutuphaneBurası bir kütüphane. Schumacher College’nin kütüphanesi. Kitapların her yerde olduğu, ödünç alırken tek yapman gerekenin deftere adını ve aldığın kitabı yazmak olduğu bir yer. Senin kendi vicdanından başka kontrol yok.

Gördüğüm en farklı okuldur burası. ‘Small is Beautiful’ (Küçük Güzeldir) kitabının yazarı Schumacher’ın çalışmalarından ilham alınarak kurulan bir üniversite. Ünlü Hintli bilge Tagore’un da çalışma felsefesine çok etki ettiği bir okul.

Sadece meditasyon için kullanılan ve sabahları da toplu meditasyon yapılan bir odası var mesela. Bir sabah girdiğinizde bir öğrenciyi gruba liderlik ederken buluyorsunuz ve ertesi gün Satish Kumar olabiliyor bu kişi. Ellinizi sallasanız dünyaca isim yapmış biliminsanına çarptığınız, ama egoların konuşmadığı bir yer burası.

Beş aylık hamileydim orada düzenlenen bir çalıştaya katıldığımda. Bir insanın aynı zamanda ne kadar kırılgan ve de güçlü hissedebileceğini hamileyken yalnız seyahat edenler eminim bilirler. Hareket kabiliyetim sınırlanmışken ve içimde taşıdığım canın sağlığı bazen tanımadığım insanların beni desteklemesine bağlıyken teslimiyetin anlamını öğrenmeye başladım. Bunun ne demek olduğunu bir trene valiziyle çıkmaya çalışan her hamile size anlatabilir ya da tüm grup evine dönmüşken uçak saatinden dolayı bir otelde yalnız geceleyen bir hamile ya da gece karanlığında ormanın kıyısında oturan bir hamile. Ne işin vardı diye sorabilir insanlar. Hamileliği yaşamdan geri çekilme nedeni değil her anlamda büyüme fırsatı olarak görmemdendi bu seyahatler. Ayrıca dünyanın kaybolan dengesi konuşulurken karnımda yeni bir yaşam taşımak, hem bana hem de diğerlerine önemli şeyleri hatırlattı: Doğanın her an gerçekleşen mucizelerini.

Bu okul farklı demiştim. Derslere girmenin dışında işler yapmanız da gerekiyor. Mutfakta yemek pişirmek, bulaşık yıkamak, binaları temizlemek, bahçede çalışmak bunlara dahil. Oh ne güzel öğle arası hadi yemek yiyelim, sonra çay, kahve keyfi değil yani. Sebebi de okulda hizmetkar – hizmet edilen ayrımının olmaması ve ‘basit’ işlerdeki derinliği, önüne ne geliyorsa onun süreçlerini, içinde yer aldığı sistemi görebilmek, anlayabilmek. Kısaca salatadaki domateste, tohumu farketmeyi öğrenmek. Diğer önemli bir nedeni de; kar odaklı olmayan bu okulun kendini finanse etmesine destek olmak. Bahçeyi çapalamak ya da soğan doğramak, sonra gidip kütüphanede okumak demek burada bilim yapmak.

Burada deneyimlediklerim çocuğumu nasıl büyütmek istediğim konusunda da çok ilham verdi bana. Hayatımda sorumlu olduğum işler arasında ayrım yapmamaya başladım. Bir alt değiştirmenin farkındalık içinde yapılmasının bebeğime sunduğum hizmetin kalitesini ne kadar değiştirdiğini gördüm. Böyle olunca, oğlumla yaptığım birçok aktivite, geçmişte yönettiğim ya da parçası olduğum uluslararası projelerden çok daha fazla şey öğretir oldu bana. Gerçekten dinlemeyi mesela. Oğlum dilediği kadar ağladı, ağlamak istediği zaman. Susturmaya çalışmak yerine, sarıldım ve derdini dinledim. Bazen sezgim o gün hayattan çok şey öğrendiğini, yeni şeyler denemekten yorulduğunu ve sadece anasının kucağında biraz ağlamak istediğini, bazen de üşüdüğünü üzerine daha kalın bir şey giydirmem gerektiğini söyledi. Derdini dinledikçe onu daha iyi tanıdım, o da giderek daha az ağlayan ve geceleri uzun uyuyan bir bebek oldu.

Schumacher College’da geçirdiğim süre bana, bazen bir şeyi gerçekten anlamak için okumak, gezmek, eğitim görmek değil; yaptığın ve olduğun şeyin derinine inmek, orada kalabilmek ve ne öğrenmen gerekiyorsa onun sana gelmesini, kendisini göstermesini sabırla beklemek gerektiğini gösterdi. Soğan doğrarken de insan aydınlanabilir. Soğan doğramak ciddi iş.

Soğan Doğramak” üzerine 4 yorum

  1. Melike Dönmez Topkaya dedi ki:

    çok güzel hayatı basitliklerin içinde anlamlandırmayı başarabilmek. anlattığınız yapı zamanın dergahlarını (ama mürid-kul ilişkisinden ibaret olanları kastetmiyorum, özünde gerçekten dergah olan yerleri) andırmıyor mu size de? içinde ilim öğrendiğiniz, ama içinde yaşadığınız yapının her anlamda bir parçası olduğunuz, egolardan sıyrıldığınız ve etiketlere değil salt insan olmaya değer verdiğiniz bir düzen..

    • yeni1anlam dedi ki:

      Eskilerin ilim dediğinin bugün kastedilenle aynı olmadığının tecrübe etmemi sağladı orası ve dediğinize katlıyorum. Bir insana doğru bakışı öğretmek, neyi görmesi gerekiyorsa kendi kendine bulabilmesi için. ‘Değer’ biçmemeyi, sadece sayılarla konuşmamayı, söylenmeyeni duymayı öğretmek. Sadece eylemin değil, eylemi yapanın bilinç düzeyinin çok önemli olduğunu yaşatarak göstermek. Ve önemlisi görünmez bağlarla yaşamın birbirine bağlı olduğunu göstermek.

  2. perilievren dedi ki:

    Son zamanlarda düşündüğüm ve yaptığım pek çok şey, yaptığım şeyleri yaparken hissettiklerim, ve herşeyden önemlisi önüme çıkan ve beni yüreklendiren/değiştiren işaretler… Bazen bir kitapta rastladığım bir cümle oluyor, bazen sahilde balık tutan bir emekli amcanın söylediği birşeyler, bazen de hiç görmediğim halde çok sevdiğim birisinin yazdıkları. Bunların hepsini biraraya topladığımda hangisine teşekkür edeceğimi şaşırıyorum:) Şİmdi burada olduğuma göre senden başlayayım: Teşekkür ederim Sanem:)

    • yeni1anlam dedi ki:

      Evren ben sana teşekkür ederim bu sıcacık sözlerin için! Senin yürekten gelen güçlü yorumların ve yazıların da bana çok şey katıyor. Seni görmeden gönülden tanımak da benim için çok güzel bir tecrübe. İyi ki varsın!

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s