Hazır Mısın?

P1110437

Sorunum var. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Kendimi mutlu hissediyorum ben, hem de çok uzun bir süredir. Oysa bazen bu bana gerçek olamayacak bir şey gibi geliyor. Dün yanımda oğlum karlı havada gezinti yaparken, birden kendime dışarıdan baktım. Yaşamda bir acelemiz yokken ve yarın yine acele etmeyecekken, hayatı, anneliği ve daha birçok şeyi acele acele yaşamazken kendimi cennette hissediyorum. Kendi cennetimde. Eskiden cehennem olduğuna inandırıldığım cennette.

Oysa klasik anlamda bir işim, gelecek güvencem yok artık. Genelin tabiriyle evde çocuk bakıyorum, geri kalanı araştırma yapmak ve öğrenmekle geçiyor. Yardımcı bir kişi yok. Gardrobum yarısına indi. Daha az şey arasında seçim yaparken kafam rahatladı. Cep telefonumu eşim söylese de değiştirme ihtiyacı duymadım. Eskisi gibi bir spor salonuna kayıtlı değilim artık, açık havada koşuyorum, yürüyorum. Arabam var ama bir türlü plakasını ezberleyemedim çünkü pek kullanmıyorum. Toplutaşım araçlarını kullanmak çok daha zevkli geliyor. Üstelik nereye park edeceğim sorunu da yok.

İnanmak istemiyorum bazen bu mutluluğun gerçek olduğuna. Geçici bir dönem diyorum. Geçecek, sonra göreceksin geleceğini garanti altına almamanın bedelini. Emeklilik için para biriktirmelisin. Sonra bana mı tesadüf ediyor bilmiyorum, bir sürü sorunlu emekli görüyorum bugünlerde etrafta. Yıllarca o günleri beklemiş, sevmedikleri işlere katlanmış, şimdi her şeyi yapmakta özgür ama mutsuz. Belki onlar da benim şu an yaşadığım durumun tersini yaşıyorlar. Yıllarca mutlu olacaklarını düşünüp sonunda vadedilenlerle karşılaşmadıkları için hayal kırıklığı yaşıyorlar.

Hayatımda ne değişti diye sorduğumda kendime, anlam olduğunu görüyorum. Hayatımın ve yaptığım işin benim için daha fazla anlamı var. Daha fazla faydam, daha az zararım olduğunu hissediyorum. Bu ikicisi galiba bana daha iyi gelen.

Çoğu şeye tam da kapılar ardına kadar açılmışken ara verdim ben. Kolay değil bu yaşantımdan mutlu olduğumu kabul etmek inanın. Çünkü kariyerimde o noktaya gelmek için sağlığımı bile riske attığım dönemler oldu. Tüm şirketlerin ve herkesin aynı olduğunu söylemek istemem. Çok yakın dostlarım vardı iş yerlerinde, ama psikolojik sağlığı çok bozuk insanlarla da çalışmak zorunda kaldım. Bunlar da beni yıldırmadı. Başka bir yaşam tarzı seçmemin tek sebebi, bana mutluluk getireceği iddia edilen kariyer beni mutlu etmiyordu. Bu kadar basit. Ama annelik ve tahmin etmediğim daha birçok şeyin bana bu kadar mutluluk yaşatacağı aklıma bile gelmemişti.

İşte kendime sorum şu bugünlerde. Yaşamın amacı mutlu olmak ve mutlu etmekse, işte buyur elimde şimdi. Ama bana böyle söylememişlerdi diyorum. Hani kariyer beni mutlu edecekti. Unvan, prestij, bol para, araba, cep telefonu, sağlık sigortası, spor kulübü üyeliği… Ben de başkalarına öyle söyledim sonrasında. Onca yıl, onca çaba, onca söylenen yanlış mıydı yani diyorum. Susuyor içim bu sefer cevap vermiyor. Sanırım söyleyeceğini duymaya henüz hazır olmadığımı düşünüyor.

Hazır Mısın?” üzerine 8 yorum

  1. perilievren dedi ki:

    Gene uzun bir yorum olacak:)
    Nasıl mutlu olmamız gerektiği başkaları tarafından öğretildi bize. Bu yüzden o söylenenleri yapmadığımız halde mutlu olduğumuzda bunu kabullenmek ne kadar zor. Çok komik bir durum aslında. “Mutluyum!!”… “Ama nayır nolamaz, böyle mutlu olmamalıyım”… “Ama ben mutluyum?”… “Değilim. Bana öyle geliyor. Sadece evde otura otura kal geldi, o kadar”… “YOk, ama cidden mut-“… “Offf yeter artık. İşin yok, sigortan yok, topuklularını giyip plazalarda salınmıyorsun. Akşam bara bile gidemiyorsun. Nasıl mutlu olabilirsin ki? Telefonun da 7 sene öncesinin teknolojisi zaten”…
    Her sabah kahvaltıdan sonra termosuma kahvemi doldurup kızımla beraber plaja iniyoruz. Yüzyıllara bedel 1-2 saat geçiriyoruz. Güneş, deniz, Peri, dalgalar… Ohhhhhh yemişim kariyerini:))) Hiç acelemiz yok ve o kadar mutluyuz ki… Ama bir anda birşey beni kara bir deliğe çekiyor ve “ama iş? ama ünvan? ama gelecek garantisi?” gibi sorular dikiliyor karşıma. En yakınım olan bazı kişilerin de beklentisi benim gene bunlara sahip olmam… Ama ben artık eski anlamıyla çalışmak istemiyorum. Başka türlü bir hayat istiyorum, benim olması gerektiğini düşündüğüm gibi bir hayat – başkalarının değil.
    Geçenlerde arkadaşlarla özel sağlık sigortaları hakkında konuşuyorduk. Benim özel sigortam falan yok, olmayacak da (para tuzağı olduğunu düşünüyorum). Arkadaşladan birisi “aaa ben çok memnunum. Bilmemkaç senedir pirim ödüyorum. geçen sene eşim de ben de 20 milyarlık ameliyatlar olduk, cebimizden 5 kuruş çıkmadı” dedi. Hani sanki ameliyat olduğuna üzülmüyor da cebinden para çıkmamasına seviniyor. Hem ayrıca (secret’a bağlamak gibi olmasın ama:)))) ) sen “birgün kanser olursam” diye kendine sigorta yaptırıp her ay pirim öderken bunu düşünürsen, o para bir gün mutlaka işe yarar, merak etme. İlla ki o kanser seni bulur diyesim geldi kıza ama diyemedim.
    Sorun yok diyesim var şu anda ama diyemiyorum çünkü içimdeki diğer ses hala konuşuyor. O kadar derin ki bazı şeyler, kendimi kurtaramıyorum. Mutluyum ve bunu tüm hücrelerimde hissediyorum ama bu yüzden kendimi suçlu hissediyorum – Gülüyorum kendime. Ne yapayım??

    • yeni1anlam dedi ki:

      Evren ne güzel yazmışsın. Senin bu yorum da bana iyi geldi. Anlattığın gibi bir durum. Bir dakika bu kadar kolay mıydı yani mutlu olmak. Yok canım olamaz, bir yerde hata yapıyor olmalıyım durumu:)

  2. sumandef dedi ki:

    Blogunuzu taze keşfettim, ortak okurumuz, Perilievren sağolsun. Yazılarınız ne kadar iyi! Mutlu olmakla kalmıyor, mutlu da ediyorsunuz! Sizinkine temas eden hayatlara mutluluk geçecektir muhakkak.
    Sevgilerimle,
    Defne

  3. nephentus dedi ki:

    Çok ilginç, daha on dakika önce “ben sadece kariyer edinmek istiyorum” diye dövünüyordum. Şimdiyse, henüz anneliği tatmış olmasam da, tarif ettiğiniz mutluluğun var olma olasılığı penceremde bir ışık yaktı. Yazınız içime su serpti.
    Teşekkürler!

  4. bernacan dedi ki:

    Bir süredir okuyamıyordum yazılarınızı(2. oğluş 4 aylık oldu)
    Okuyucusu olduğum blog yazarları burada toplanmış: Evren, Defne Suman 🙂 Sevgiler hepinize. Hepinizi çok seviyorum 🙂

    • yeni1anlam dedi ki:

      Ne mutlu bize! İkinci oğluş gelmiş, çoooook hoş gelmiş:) Allah bağışlasın, ömrü güzel, yolu açık olsun. Yürekten sevgiler!

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s