Bir Çizgiden

Beberuhi, Karagöz oyununun önemli tiplerinden biri… Karagöz tiplerinin çeşit çeşit el yapımı kuklalarının arşiv haline getirilerek Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan bir katalogdan bakarak çizdim. Çoğu kuklanın yapımcısı bilinmiyor ve hepsi birbirinden bakılası. Karagöz’ü, Beberuhi tiplemesini ve diğerlerini zaman içinde daha iyi tanımaya böyle başlamak istedim.

Kullandığım bu çizim tekniğini çok seviyorum, çizdiğim şeyleri daha iyi gözlememe yardımcı oluyor. Teknik çok basit; çizerken kalemi kağıttan kaldırmayacaksınız, yani tek bir çizgi devam edecek ve de kağıda hiç bakmayacaksınız, yani gözünüz, dikkatiniz sadece çizdiğiniz şeyde olacak. Bu egzersiz
neyi gördüğünü düşündüğün yerine, gördüğünü çizme becerisini kazandırma açısından da faydalı.

Sonrasında renklendirip, renklendirmemek sizin tercihinize kalmış. Ben renklendirme için genelde sulu boya kullanıyorum. Süregiden tek bir çizgi gibi, sulu boyanın da kendine has geçişlerinin yarattığı etki çok hoşuma gidiyor.

Bir tek yukarıdaki çizimde ayaklar ve sırtıdaki alet için el kaldırmama kuralını bozdum iki defa. Ve zaten orada da, muhtemelen odaklanmam bozulmuş olduğu için bacaklarını gereğinden uzun çizmişim, böylelikle de cüce olan Beberuhi tiplemesinin önemli bir ayrıntısını yeterince yansıtamamışım. Fakat genel anlamda çizim hoşuma gitti.

Faydalandığım sadece 500 adet basılmış bu Karagöz kataloğunu, 3 yıl önce Ankara Kitap Fuarındaki sahaflardan almıştım. Orada baskısı tükenmiş çok ilginç kitaplara rastlıyorum hep. Bu yılki fuar da yaklaşıyor, yine eski yeni kitaplar arasında dolaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Aşağıda bu teknikle ilgili yaptığım iki çizim daha var. En altta ki kedimiz Cankız’ın hepimizin çok sevdiği ‘o bakışı’…