Niye?

-Anne hasta mısın? Ne oldu?

Diye sordu hayretle.

-O ne demek oğlum?

-Hasta gibi, miden bulanır gibi bakıyorsun telefona? Bişiy mi var?

-Yok oğlum iyiyim. Sen devam et ödevine.

Dün akşam saatleri, oğlan yanımda ödevini tamamlarken, ben de İstanbul seçimlerinin iptal edildiği haberlerine onun yorumlarından anladığım kadarıyla bu surat ifadesiyle bakakalmışım. Bir süre anlayamadım. Gerçekten. Aynı zarfta çıkan diğer sonuçlar iptal edilmeyip sadece büyükşehir belediyesi iptal edilmişti.

Her gün oğlumu ilkokula bırakıp alıyorum. Sanki akşamın bu saatinde kendimi ilkokul bahçesinde hissettim. Benzer bir mantık vardı ya da yoktu. Konu küçük çocuklar olunca anlaşılıyor da, seçim sonuçları olunca…

Bu zamana kadar buraya siyaseti sokmadım ve aynı şekilde devam etmek istiyorum. Bunda samimi olduğumu biliyor insanlar ve her kesimden okuyucum ve ürettiklerimin kullanıcısı var. Hatta Türkçe bilmeyen okuyucularım bile var. Gönlün, sevginin dili birdir. Ayrıştırmaz… Böyle de devam edeceğim hayatıma… Ayrıştırmayacağım.

Burada ve yaşamımda hiçbir canı incitmemeye çalışarak hep sezdiğim, gördüğüm, bildiğim doğrulardan yana oldum. Sadece kendimin değil tüm çocukların geleceği için ciddi anlamda endişeleniyorum. Küresel ısınma, teknolojideki akıl almaz hızda değişimler, dünyada yükselen aşırı görüşler, terör, ekonomik krizler… Bu manzaralara bakmak duyarlı insanlar için çok yorucu… Gelecek nesillerin bizi kötü anmaması için dünyada her alanda yapılması gereken çok iş var… Bazen çok ümitsizliğe kapıldığım anlar oluyor. Dün akşam gibi. Sonra bir süre sonra içimde yine ümit yeşeriyor. Yine de her geçen gün insanların, kendi çıkarlarının değil kalplerinin, vicdanlarının seslerini daha da fazla dinlemeye başlayacağına ve bilinçlendikçe, gerçek anlamda sevmeyi öğrendikçe gelecekte her şeyin bugünden daha iyi olacağına inanıyorum. Evet, her şey güzel olacak… İnsan güzelleştikçe…