Labirent

Sanem Aker Hakuba

Simon Stålenhag, İsveçli bir sanatçı ve sanatta yeni bir türün öncülerinden. Hikayelerini hem yazıyor, hem resimliyor hem de besteliyor. Kitaplarından biri; Döngüden Hikayeler (Tales From The Loop) yakın zamanda diziye de uyarlandı. Henüz izlemedim.

Simon Stålenhag, çocuklarla veya çocukken resimli kitap okuyup, bu sanatsal-edebi alanın büyüsünü keşfetmiş yetişkinlere kitaplar yazan-resimleyen bir sanatçı. Ancak bu kitapların bazısı -hele de burada bahsettiğim- kesinlikle çocuklara uygun değil. Oğlumun diğer kitaplarında gezinmesine bir şey söylemiyorum, fakat bu kitabı okumasına izin vermiyorum. Hikaye çok ağır. Şiirsel yaklaşımıyla, sizi adeta o ana, o hislere ışınlayan büyüleyici görselleriyle, labirente benzer gidiş dönüşlü anlatımıyla muazzam, vurucu bir distopya. Bu kitap için bestelediği müzikleri de dinlemeniz mümkün.

Simon Stalenhag- Labirent

Stålenhag’ı çizimleri genelde kuzey insanlarına özgü biraz karanlık hayal gücü öğeleri de taşıyor. Bunun kaynağını son zamanlarda çok daha iyi anladım. Biliyorsunuz, ülkemizde -faydasını bir türlü çözemediğim bir şekilde- yıllardır yaz-kış saati ayarlaması uygulaması kalktı. Sabahları bazen zifiri karanlıkta sokaklara düşüyoruz. Bu benim jenerasyonumun çocukluğunda pek yaşamadığı bir şeydi. Fark ettim ki sabah evden karanlıkta çıkmak, bende ve oğlumda pek güzel hisler yaratmıyor. Belki bir güzelliği gün doğumuna şahit olmak olabilir. Onun dışında kışın sabah karanlığı, puslu soğuk havası, kimi zaman ıssızlık, orada burada tam olarak ne olduğu seçilemeyen gölgeler arasında bir yerlere ulaşma çabası bizlere kuzey ülkelerinin insanlarının yaşadığına benzer tecrübeler yaşatıyor. Elbet bu şekilde büyümek çocukların hayal gücüne ve psikolojisine bir Akdeniz ülkesinin aydınlık uyanışının yumuşak etkisini pek yapmayacak. İklim, doğal döngüler, çevre insan psikolojisi üzerinde hiç de azımsanmayan etkiler bırakıyor. Stålenhag’ın kitaplarında bu olguyu tüm vuruculuğuyla gözlemek mümkün ve bunu yansıtma yeteneğine hayran kalmamak da elde değil.

Simon Stalenhag- Labirent

Labirent kitabına gelirsek, aslında temelde bir travma ve iklim değişimi hikayesi ve söylenene göre Stålenhag’ın en karamsar hikayesi. Türkçe basımı henüz yok, fakat yazarın diğer iki kitabının Türkçeye çevrilmiş hallerini makul fiyatlara edinmek mümkün. Bu makul fiyatlar maalesef görsel olarak çözünürlük kayıplarıyla da beraber geliyorlar. Türkçe kitaplarla, yabancı basımların görsellerini karşılaştırdığımda çok fazla fark olduğunu gördüm. İlerleyen yazılarda yazarın diğer kitaplarına ilişkin izlenimlerimi paylaşırsam gösteririm. Kimisinde çizim detaylarının yarısı kaybolup gitmiş. Ancak bu ekonomik fiyatlara da daha iyisinin basılamayacağının farkındayım, açıkçası bu yüzden pek bir şey söyleyemiyorum. Ben evladiyelik gördüğüm kitapların ingilizcelerini edinmeyi tercih ettim.

Yeni Yazı ve Ürün Bültenine Abone Ol