Baskı

image1 (2)Psikoloji okumayı çok isteyerek seçtim. Hiç unutmuyorum üniversitede ilk dersimizin konusu ‘Bir Bilim ve Sanat Olarak Psikoloji’ idi. Bunu duyunca çok ama çok heyecanlandığımı hatırlıyorum, fakat heyecanım uzun sürmedi. Öğrenim hayatımda bu başlık dışında psikolojinin sanat kısmını neredeyse bir daha göremedim. Benim bilim alanında sanatın zihinüstü ifade, kavrayış ve etki gücüyle tekrar karşılaşmam; okuldan ayrıldıktan hemen sonra Geştalt yaklaşımı, son olarak birkaç yıl öncesinde İngiltere’deki ekoloji üzerine çalışmalarım sırasında bütüncül bilim anlayışıyla tanışmamla gerçekleşti.FullSizeRender 5

Peki ya baskı sanatı? O nasıl girdi hayatıma ve kısa sürede benim ve çevremin üzerinde gözardı edilemez bir etki gücüne ulaştı bilmiyorum. Sanki masallarda olduğu gibi ellerime sihirli değnekle bir yetenek verilmiş gibi hissediyorum. Başlangıcı insanın ilk dönemlerine varan baskı, yaparken beni zamansız, boyutsuz bir yerlere taşıyor ve oradan aklıma hayalime gelmeyen ilhamlarla geri dünyaya gönderiyor, sözle anlatamadığım, anlamadığım şeyleri anlatatıyor, içimde yıllarca saklı kalmış yeteneklerimle buluşturuyor…

Ve her şeyden öte sevgimden, sevgiyle yapılıyor…

Belki de bu masal; hayatımda mükemmelik kaygılarından öte gerçekte ne olduğumu yaşamaya ve bu yolda keşfettiklerimi sevgiyle, cesurca paylaşmaya niyetlendiğimde başladı. Bu yaratım ve oluşum sürecim blog, instagram ve facebook‘da… Ortaya çıkan ürünleri de internetteki dükkanımda

FullSizeRender-3 (2)